deep sea - Türkçe İngilizce Sözlük

deep sea

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"deep sea" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deep sea i. derin deniz
We are all aware that the deep sea fishing fleet has rapidly increased in power and capacity.
Hepimiz derin deniz balıkçılık filosunun güç ve kapasitesinin hızla arttığının farkındayız.

More Sentences
Deniz Biyolojisi
deep sea i. derin deniz
We are all aware that the deep sea fishing fleet has rapidly increased in power and capacity.
Hepimiz derin deniz balıkçılık filosunun güç ve kapasitesinin hızla arttığının farkındayız.

More Sentences
Star Wars
deep sea i. derin deniz
We are all aware that the deep sea fishing fleet has rapidly increased in power and capacity.
Hepimiz derin deniz balıkçılık filosunun güç ve kapasitesinin hızla arttığının farkındayız.

More Sentences
Teknik
deep sea i. açık deniz
Denizcilik
deep sea i. derin su
Coğrafya
deep sea i. açık deniz

"deep sea" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deep sea steamer i. açık deniz gemisi
deep-sea i. açık deniz
deep-sea diving i. derin su dalgıçlığı
deep-sea exploration i. derin deniz araştırması
deep-sea s. kıyıdan uzakta
deep-sea s. derin deniz
İfadeler
caught between the devil and the deep blue sea expr. iki arada bir derede
caught between the devil and the deep blue sea expr. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
caught between the devil and the deep blue sea expr. iki ucu boklu değnek
Deyim
between the devil and the deep blue sea f. iki ucu boklu değnek
caught between the devil and the deep blue sea zf. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
caught between the devil and the deep blue sea zf. iki arada bir derede kalma
caught between the devil and the deep blue sea zf. iki ateş arasında
caught between the devil and the deep blue sea zf. iki ucu boklu değnek
caught between the devil and the deep blue sea zf. kendini iki ateş arasında bulmuş
between the devil and the deep sea expr. iki arada bir derede
between the devil and the deep blue sea expr. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
between the devil and the deep blue sea expr. iki arada bir derede
caught between the devil and the deep blue sea expr. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
devil and deep blue sea expr. iki ateş arasında
devil and deep blue sea expr. iki ucu boklu değnek
devil and deep blue sea expr. iki arada bir derede
devil and deep blue sea expr. aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık
Ticaret/Ekonomi
deep-sea fishing i. açık deniz balıkçığı
deep-sea steamer i. açık deniz gemisi
Siyasal
deep sea discharge system i. derin deniz deşarj sistemi
Teknik
deep sea navigation i. açık deniz seyir bilimi
deep-sea submersible i. derin deniz denizaltısı
deep-sea submersible i. araştırma denizaltısı
deep-sea submersible i. derinlere dalabilen bilimsel amaçlarla kullanılan denizaltı
deep-sea submersible i. derin deniz aracı
deep-sea s. denizin derin kısımları
İnşaat
deep sea drilling project i. derin deniz sondaj projesi
Denizcilik
deep sea traders i. açık deniz seferi yapan gemiler
deep of the sea i. denizin derinliği
deep-sea captain i. uzak sefer kaptanı
deep-sea voyage i. uzak deniz yolcuğu
deep-sea i. deniz veya başka su kütlelerinin daha derin kısımlarında gerçekleştirilen balıkçılık veya dalgıçlık
deep sea search i. derin deniz araştırması
deep sea search i. derinde araştırma
deep-sea s. dip deniz
Deniz Biyolojisi
deep-sea fish i. derindeniz balığı
deep sea fish i. derin deniz balığı
deep sea perch i. turuncu imparator balığı
deep sea gigantism i. derin deniz devliği
deep sea gigantism i. derin deniz devliği
deep sea gigantism i. derin deniz gigantizmi
Çevre
deep sea outfall system i. derin deniz deşarj sistemi
Coğrafya
deep-sea fishing i. açık deniz balıkçılığı
deep-sea fishing i. derin deniz balıkçılığı
Jeoloji
deep-sea trench i. derin-deniz çukuru
deep-sea trench i. derin-deniz hendeği
deep-sea fan i. derin-deniz yelpazesi
deep-sea drilling programme i. derin-deniz sondaj programı
İngiliz Argosu
deep sea diver i. beş pound
deep sea diver i. 5